Kefeyi yanlış tarafa koyup terazi konusunda ders verdiğim sarraf toplantısında değil, ondan çok önce, on beş yaşımdayken oldu bu — büyükannem bir rüyayı yorumlarken ona "hayır, o kuş uğursuzdur" diye çıkışmıştım, meğer haklıymış, kuş üç gün sonra gerçekten kapıya haber getirmiş. Odada beş kişi vardı, hepsi bana bakıyordu, ben de sustum ve masadaki tuzluğu düzelttim, başka bir şey yapamadım.