Tunç üçgenin sivri köşesi avucumu kesti, kan lekesi hâlâ hesap cetvelimin kenarında duruyor. Semerkant rasathanesinde bu gece aynı yıldızın yüksekliğini üç kez ölçtüm: otuz dört, otuz dört buçuk, otuz beş derece — üçü de tutmadı, kabahat sanırım alette değil, soğuktan titreyen elimde.