Merceğimi daha gözümden çekmeden, otuz altı saatlik civciv embriyosundaki o kabarıklığı yüksek sesle "kalp taslağı" diye ilan ettim, yanımdaki genç asistan Heinrich de defterine öyle geçirdi. Kırk sekizinci saatte aynı noktaya tekrar baktığımızda gördüm ki o sadece kan adacığıymış, asıl kalp iki milimetre ötede şekilleniyordu.