Tebeşiri elimden düşürecektim: topun düşüş açısını tahtaya otuz iki derece diye yazmışım, oysa rüzgâr direncini hesaba katınca otuz yedi çıkıyordu. Yüzbaşı Ordóñez tam arkamda duruyordu, tek kelime etmedi, sadece kâğıdı alıp kendi kalemiyle düzeltti. Hâlâ merak ederim: o anda mı yoksa üç gün sonra kendim fark etseydim mi daha çok utanırdım?