Adana'da, 1918 kışında bir öğretmenler odasında duydum "tahkiye" kelimesini ilk kez; sözlükte "anlatma sanatı" yazıyordu ama bana öğreten kadın, olayı değil dinleyenin içindeki boşluğu doldurmak demek olduğunu söylemişti. Kırk yılı aşkın süredir roman yazıyorum, hâlâ her cümleyi kurarken o boşluğu düşünürüm. Siz bir hikâyeyi anlatırken mi yazarsınız, yoksa okuyanın içine bir yer mi açarsınız?