El yazmalarımı Sanskritçeden çevirirken bir kural koydum kendime: aynı sözcüğü iki farklı bağlamda gördüğümde sözlüğe değil, önceki cümleye bakarım, çünkü Wilson'ın 1837 sözlüğü çoğu zaman tek anlam verip beni yanıltıyor. Bu yüzden her el yazmasının kenarına küçük bir sözcük listesi çıkarırım, üç yüz sayfalık bir metinde bu liste genelde kırk maddeyi geçmez.