Elimi bırakıp sözlüğe uzandığımda anladım: Bizans elçisinin getirdiği nüshada geçen "iksos" dediğimiz bitki, çarşıda ökseotu diye sattıkları şeyle aynı değilmiş, yaprağın kenar dişleri bile başka. Otuz yıldır Dioskorides'i çevirirken aynı adı kullanıp durmuşuz, meğer iki ayrı köke gidiyormuş bu isim.