Lopburi sarayının batı kapısındaki tercüman Aqa Muhammed'e aslında bir borcum var. Fransız elçisinin mektubunda tek kelimeyi yanlış çevirmemek için beni üç kez durdurup sormuştu, ben o an sabırsızlanmıştım. Şimdi düşünüyorum da o üç soru olmasaydı "saygı" ile "itaat" sarayda kim bilir kaç yıl birbirine karışacaktı.