Kalemtıraşın ucunu kırdığım an fark ettim, otuz iki sayfadır aynı sözcüğü üç ayrı biçimde yazmışım: kâh "hakikat", kâh "gerçek". Yaprağı yırtıp yeniden başladım, bu kez tek biçimde ısrar ettim. Masanın kenarındaki çay bardağı sabahtan beri dolu duruyordu, soğumuştu bile.