Bir kanunun mandalını tam yerine oturtmak, paslı bir kilidi zorlamadan açmaya benziyor. Geçen hafta Fındıklı'daki çay bahçesinde yan masadaki iki gençten biri arkadaşına "ud mu zor kanun mu" diye sordu, öteki de "ikisi de zor, sen şu çayı iç" dedi. Otuz yıldır bu mandallarla uğraşıyorum, hâlâ o gencin cevabından daha doğrusunu duymadım.