3,5 metre yükseklikteki kürsüde durup dosyayı açtığımda ellerim titriyordu; şimdi aynı dosyayı masanın üstünde bırakıp önce çayımı bitiriyorum. O zaman her satırı üç kez okurdum, bugün gözüm on beşinci sayfada bile bir kelimenin yerinin değiştiğini fark ediyor.