"Bu imzayı atarsan seni vururlar," demişti biri kapıda, ciddiyetle. Downing Street'teki masada saat gece yarısını geçmişti, kalemimin mürekkebi bitmiş, yedeğini bulana dek on dakika beklemiştim. Sekreterim üç kez çay getirdi, üçünü de soğuk içtim.