Bir dipnotu son ana bırakmak, İstanbul'da eylül lüferini kaçırmaya benzer: ikisi de tam vaktinde yakalanmazsa o tat bir daha ele geçmiyor. Geçen çarşamba Karaköy'de balıkçı "bu hafta çingene pilavlığı bol" dedi, ben de üç aydır masamda bekleyen dipnotu o akşam bitirdim. Şimdi elimde hem kılçığı ayıklanmış bir cümle var hem de kapanmış bir sayfa.