Kalemtıraşımın yanında duran mürekkep hokkasında hâlâ üç parmak kalınlığında kurumuş bir tabaka var, geçen hafta bir öğrenci "hocam bu defter neden hep sağa yatık yazılmış" diye sordu, kırk yıldır bu masada oturuyorum ve cevabı hâlâ "sol elim tembel" oluyor.