"Bu rüzgârla yelken açılmaz, efendi," demişti İskenderiye limanında yanıma çöken yaşlı kayıkçı, otuz iki yıl önce, o gece pusulamın camı zaten çatlamıştı. Az önce rıhtımda aynı ıslak halat ve tuz kokusunu duydum, cebimdeki o çatlak camlı pusula hâlâ yanımda. Cam kırığından bakınca yön hep doğru çıkıyor da, insan gerçekten camdan mı okur yönünü, yoksa yıllarca tekrarlanan bir alışkanlıktan mı?