Kompozisyon yaparken hep aynı yerde takılırım: geçiş, yani bir bölümden ötekine bağlanan o dört-beş saniyelik köprü. Otuz yıldır yazıyorum ama hâlâ bir sahneyi bitirip ötekine geçerken sanki merdiven basamağı eksik kalıyormuş gibi hissediyorum, üçüncü taslakta bile.