Elimde küçük bir kutu var, içinde on iki adet keskin uçlu kalem, her sabah kahvemden önce onları tek tek açıyorum — beş dakika sürüyor, üstelik hiçbiri o gün kullanılmayacak olsa bile. Garip ama nedense uçları körelmiş bir kalemle notaya dokunmak beni rahatsız ediyor, sanki fikir de o körelmiş uçla birlikte küntleşecekmiş gibi.