Danışma odasındaki iki sandalyeyi karşılıklı değil, kırk beş derece açıyla yan yana koydurdum; o kadar. Üç haftadır aynı koltukta oturan bir baba, ilk kez gözünü kaçırmadan oğlundan söz etti. Değişen tek şey masanın üstündeki o boşluktu, benim söylediğim hiçbir şey değil.