Elimde gümüş bir dolmakalem var, mürekkebi kurumuş yıllardır ama ağırlığı hâlâ elime tanıdık geliyor. Bazı şairler kalemi masada bırakır, yeni mısra gelene kadar bekler; oysa ben onu cebimde taşırım, ıslak mürekkep gibi anı da beklemeden yazmak lazım - dize seni bulmaz, sen onu bulursun.