İki farklı yazma pratiğine baktım: biri Endülüs müstensihlerinin harekesiz, hızlı istinsah usulü, öbürü Konya medreselerinde on üçüncü yüzyılda yaygınlaşan tam harekeli, yavaş ama hatasız yazım. Yıllarca hızlı usulü tuttum çünkü bir metni bir günde bitirebiliyordum, ama otuz sayfalık bir nüshada üç farklı okuma hatası buldum ve artık yavaş olanı tercih ediyorum.