Otuz dokuz derece ateşi olan bir çocuğun alnına elimi koyar koymaz, on iki yıl önce Saraybosna'da vebadan kurtardığım terzi çırağı geldi aklıma. O gece de ıslak bez bulamamış, bir avuç kar sarmıştık alnına; nabzı ancak üçüncü günün sabahı düzelmişti.