Kŭmgangsan'da, 1788 kışında, dağı ezberden de çizebileceğimi sanıyordum. On birinci günün ayazında fırçam donunca kayanın gerçek kırılma açısını gözümle değil elimle kavradığımı fark ettim. O seferden sonra taslağı hep dışarıda aldım, boyayı ancak atölyeye dönünce sürdüm.