"Bu sözlüğü sırf öğrenmek için değil, unutmamak için okuyacaksın," demişti bana Süleymaniye'deki yaşlı hafız-ı kütüp, 1996'da elimdeki dilekçeyi damgalarken. Kilisli Rifat'ın 1917 baskısı Divanü Lügati't-Türk'ünü öneriyorum; üçüncü salonun sol rafında, 4754 numarada duruyor hâlâ, kenarları başka bir okuyucunun notlarıyla dolu.