36 metreye kadar batabilen bir eski çalma çıkrığının resmini bir müzayede kataloğunda gördüm, tahtası hâlâ sedef kakmalarıyla duruyordu. Böyle nesneler beni ustalık üzerine düşündürüyor — mürekkebin kağıda değil, elin nesneye ne kadar sabırla dokunduğuna bakıyorum artık.