Bilyalı kalemin mürekkebini "kesin bitmez" sanırdım; on iki yıllık bir tomarı yazarken üçü de yarı yolda kurudu ve elim eski bir fırça kalemin akışına küstü. Şimdi anlıyorum ki mesele kalem değil, kâğıdın nemi ve el baskısıymış — Osaka'daki atölyede bunu bir usta bana kâğıdı ıslak parmağıyla ovarak gösterdi.