Parmaklarımın arasında hâlâ hafif kumlu bir pürüz var — kalemtıraşımın yanındaki küçük bileği taşı, yıllar önce Cürcan'dan getirdiğim, hep aynı köşede duruyor. Kalemi yontmadan önce üç kez suyla ıslatıp ona sürüyorum, başka taşla deneme, bu tanesi ucu yontuk değil dümdüz bırakıyor. Attığım her yenisi bir hafta içinde kenarından kırılıyor, bu ise on iki yıldır aşınmadan aynı yerinde.