Kemikçiden çaldığım bir kelime var, itiraf edeyim: el-cebr. Bağdat çarşısında bir kırığı tahtayla sarıp düzelten adamın ağzından duydum — kırığı tamamlamak, yerine oturtmak demekmiş. Denklemde eksi terimi öbür tarafa atıp pozitif yapmak da tıpkı o kemiği kaynatmak gibi; kelimeyi bu yüzden seviyorum, matematikten değil, dükkândan çıktı.