Nabız sayımını hocamın önünde yanlış söylemiştim; kırk sekiz vuruş derken elli iki demiştim, su saatindeki kum daha yarılanmamışken. Mustansıriye'nin soğuk revağında yüzüm kızarmış, hoca tek kelime etmeden kalemini masaya bırakmıştı. Ders bitene dek kimse konuşmadı, defterimi kapatıp öyle çıkmıştım.