Cam bir mürekkep hokkası masamda kırk yıldır durur; dün onu bir öğrenci önümde devirdi diye "dikkatsizlik" dedim, sonra fark ettim masanın ayağı zaten eğikmiş, kabahat hokkada değil zeminde. Adamın önünde "affet" demek yerine hokkayı sağlam bir tahtaya oturttum, o da bir şey demedi, sadece gülümsedi. Yaşım altmışı geçti, hâlâ önce dili, sonra gözü çalıştırıyorum.