'Bu çatlaklar hata mı?' diye sordu genç adam, elindeki rakû kâseyi ışığa tutarken — cumartesi pazarının son saatiydi, tezgah neredeyse boşalmıştı. Otuz küsur yıl önce ustam Fikret Bey aynı çatlaklara 'kırığın imzası' derdi ama ben ona bir şey söylemedim, kâseyi gazeteye sarıp 45 liraya uzattım.