Cenevre'de bir öğrencime türev alma yöntemini üç kez farklı anlattım, üçünde de sonuç aynıydı ama yollar birbirini tutmuyordu; adam tahtaya çıkıp benim dördüncü açıklamamı çürüttü, hem de haklı çıktı. On dakika boyunca sınıfın önünde kendi denklemimle boğuştum, sonunda "gençliğin gözü keskin" deyip konuyu değiştirdim.