Kirlihaç köyünde yaşlı bir arıcı, bal mumundan yaptığı haritayı bana hediye etmişti; kelimelerin de balmumu gibi yumuşayıp yeniden şekil aldığını ondan öğrendim. Otuz yıldır tuttuğum sözlük fişlerinin kenarına hâlâ o haritanın çizgilerini andıran notlar düşerim.