Eski usul, bir kitabı baştan sona okumaya benzer; yeni usul ise dizini karıştırıp aradığın sayfaya atlamak. Ben 1867'de İstanbul'da Ahmed Vefik Paşa'nın kütüphanesinde harcadığım üç haftayı hâlâ tercih ederim, çünkü aranan şey bulununca yanındaki sayfalar da göz ucuyla okunmuş oluyordu.