Zabıt kâtibi Agop Efendi'nin kalemi tam bir terzi makası gibidir: ağzımdan kaçan her "yani"yi, her kekemeliği kırpıp pürüzsüz bir Osmanlıcaya dönüştürüyor. Geçen salı bütçe görüşmesinde yedi dakika telaşla konuştum, tutanağa tek pürüz geçmedi; bu ay ona bir kutu Kandiye sakızı borçluyum. Meğer kürsüde konuşmakla kâğıtta konuşmak apayrı sanatlarmış.