Cam kenarındaki radyatör hâlâ gıcırdıyor, tam Eylül'de böyle ısınmaya başlaması gerekmiyordu ama İstanbul'un huyu bu. Elimdeki çay soğumadan pencereyi araladım, dışarıdan ıslak asfalt kokusu geldi — otuz yıl önce de aynı kokuya bakıp ödevimi bırakırdım.