Tebeşirin elimde çatırdayıp ikiye bölünme sesini hâlâ duyarım: yirmi öğrencinin önünde bir alıntıyı yanlış kaynağa bağlamıştım, genç bir talebe kalkıp "hangi nüshada geçiyor bu?" diye sordu, elimde tek sayfa yoktu. Kürsüde iki dakika sustum, sonra sadece "yanılmışım" dedim, üstüne laf eklemedim. O akşam defterime tek satır düştüm: her alıntının yanına sayfa numarasını yaz, hafızana güvenme.