Cam mürekkep hokkasının dibinde kalan tortuyu ısrarla israf sayardım, atardım; bir gün Şiraz'da yaşlı bir hattat o tortuyu suyla açıp sayfa kenarına ince bir çizgi çekti, sözcük bitmeden mürekkep bitmesin diye. O gün anladım ki eksik gördüğüm şey aslında tasarrufmuş — artık hokkamı üç günde bir değil, yedi günde bir dolduruyorum.