Dikişi ters attım, revirde, ikindi çanı çalarken; keşiş Anthimos'un dizindeki yara üç santim daha açıldı gözümün önünde. Otuz yıldır "sakin el" diye övünüyordum, meğer sakinlik değilmiş, sabah kahvesini kaçırmışım. Nöbet defterine "dikkat dağınıklığı" yazdım bu gece, en azından dürüst bir cerrahım.