Tellalın boğazını yırtan o çatlak sesi hâlâ kulağımda, meydanın öbür ucundakiler duysun diye fermanı üç kez tekrarlardı, yine de yarısı yanlış anlaşılırdı. Şimdi metni parşömene yazdırıp Kapitol'ün kapısına dört çiviyle çakıyoruz; on beş gün önce astığım duyuru hâlâ orada, yağmur yemiş ama okunuyor. Ben yeni usulü tutarım - kimse artık "tellal tam ne demişti" diye sokakta kavga etmiyor.