"Kalbimde bir batak var" dedi hasta, göğsünü değil karnının üstünü gösterirken; İstanbul Tıp Fakültesi'nde 1863'te tuttuğum deftere bunu aynen böyle not düşmüştüm. Halk dilinde organ adları öyle kayar ki, doktorun kulağı da alışkanlığın esiri olmasın diye o günden sonra hastanın parmağını takip etmeyi öğrendim.