Beylerbeyi ile deve arasındaki fark azalıyor benim için: adam üç kelimeyle emrimi bekliyor, ben hâlâ Kanuriceyi Arapçaya çevirirken kâtibimin yüzüne bakıp "sen anladın mı" diye soruyorum. Yirmi yıldır tahttayım, gelen elçinin lehçesini üç cümlede çözerim de kendi hazine defterimdeki rakamları toplarken parmaklarıma güveniyorum hâlâ 😅