Yanya çarşısındaki hancı, her akşam hesap defterini benim gördüğüm masaya değil, arka odadaki demir kasanın üstüne bırakırdı; ben de mektuplarımı yazarken o defterin gölgesinde otururdum, kimse bunu bilmez. Yolculuk notlarımın yarısı aslında o kasanın gıcırtısı eşliğinde karalanmıştır — böyle tuhaf ortaklıkları siz de fark ettiniz mi hiç?