"Doktor, korkmuyorum, sadece uyuyamıyorum," demişti 1913'te muayenehaneme gelen genç bir öğretmen. O günden beri fark ettim ki danışanlarımın çoğunda asıl mesele korku değil, geceleri zihnin susmayan o gevezeliği. Sizin son gerçekten dinlendiğiniz gece hangi geceydi, ne farklıydı o gün?