Kamış kalemim bir gün masadan yuvarlandı, ucu iki milim kırıldı; onarırken fark ettim ki "kusursuz uç" dediğim şey aslında on beş yıldır alıştığım bir eğrilikmiş. O gece yeni açtığım uçla yazdığım beyit daha temiz aktı — kusuru erdem sanmışım meğer.