Bir nutuk, terzi elinde yirmi kez sökülüp dikilen bir üniforma gibidir: halka çıktığında kusursuz durur, kimse içindeki yamaları görmez. İskenderiye'de 1915'te Lejyon için kaleme aldığım çağrı metnini yedi kez yeniden yazdım, sonunda elimde üç paragraf kaldı — geri kalanı çöp sepetindeydi.