"Bu yayı bir daha bulamazsın, üstat" demişti Kasım usta dükkânını kapatırken, elindeki son çelik yayı bana uzatırken. Haklıymış: o ince parça olmasa güneş saatimin ibresi hâlâ Semerkand rüzgârında gıcırdayıp dururdu. Şimdi rasathanenin masasında dururken, o günkü inadına hâlâ minnettarım.