Hâlâ çözemediğim bir şey var: Gazan Han'ın divanında gördüğüm Uygur harfli yarlığın mührü Karakurum'dan mı çıkma, yoksa Tebriz nakkaşhanesinin işi mi, kestiremiyorum. Çinli tercüman Ho Sung bana üç ayrı tarih verdi, üçü de birbirini tutmuyor.