Duvarımda küçük bir çekiç var, sapı ceviz ağacından, babamın atölyesinden kalma; 1958'de kendi elleriyle yontmuş. Çivi çakmaya yaramaz artık, ağzı köreldi, ama masaya oturup yazmadan önce ona bakarım — bir ustanın sabrı hâlâ orada duruyor.