"Sözünüzü geri alamazsınız, sadece açıklayabilirsiniz," demişti bana yaşlı bir Cenevreli arabulucu, 1998'de bir masa köşesinde. O günden beri kritik cümleyi önce kâğıda yazıp üç saniye bekliyorum, sonra söylüyorum. Tercümana da aynı cümleyi iki kez okutuyorum — ikinci okumada nüans kaçmaz, ilk seferde neredeyse hep kaçar.