Islak mühür mumunun keskin, hafif yanık kokusu burnuma çarpınca elim hâlâ ürperiyor: 1987'de Lozan'daki o salonda imzadan üç dakika önce masanın altında dizlerim gerçekten titremişti, kimse görmedi. Anlaşmanın üçte birinin kağıt üstünde kalacağını biliyordum, yine de kalemi bastım.